Planlama Dergisi - Planning: 32 (3)
Cilt: 32  Sayı: 3 - 2022
DIĞER (YARIŞMA, ARAŞTIRMA ÖZETLERI, ODA GÖRÜŞ VE DEĞERLENDIRMELERI)
1. 
Ön Sayfalar
Frontmatters

Sayfalar I - IX

EDITÖRYAL
2. 
Editöryal
Editorial

Sayfa X

ARAŞTIRMA MAKALESI
3. 
Burası Eskiden Evimizdi! Kentsel Dönüşümden Kaynaklı Yerinden Edilmelerin Sonuçlarına Ampirik Bir Bakış
It Used to be Our Home! An Empirical Aftermath of Displacements Caused by Urban Regeneration
Uğurcan Ayık
doi: 10.14744/planlama.2022.14471  Sayfalar 329 - 344
Türkiye’de kentsel dönüşüm projeleri 2000’li yıllardan sonra aktif bir kentsel müdahale aracı olarak tercih edilmektedir. Gerek Türkiye gerekse de dünyada projelere dair yapılan araştırmalar uygulamaların en yaygın etkilerinden birinin ilk kullanıcıların yerinden edilmesi olduğunu ortaya koymaktadır. Fakat yerinden edilme süreçleri sonrasına dair bilgi eksikliği literatürde kendisini hissettirmektedir. Bu çalışma Gaziantep Yazıcık Mahallesi kentsel dönüşüm projesinden hareket ederek yerinden edilme sonrası hanehalklarının izini sürmektedir. Çalışmanın temel amacı yerinden edilmiş hanehalklarının kent içi hareket kalıplarının ve yeni yer seçim tercihindeki nedenselliklerin açığa çıkarılmasıdır. Çalışmanın amacına ulaşmak için nicel ve nitel veri setleri beraber değerlendirilmiştir. Kentsel dönüşüm projesi gerçekleştirilen Yazıcık mahallesindeki yerinden edilmeyi tespit etmek amacıyla alanın yeni kullanıcılarına anket uygulanmıştır. Proje sonrasında mahalleden gitmek zorunda kalan 14 hanehalkıyla yarı-yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilerek yeni yer seçim tercihindeki nedensellikler açığa çıkarılmıştır. Sonuçlar kentsel dönüşüm projesinin yerinden edilme süreçlerini doğurduğunu ortaya koymuştur. Yerinden edilmiş hanehalklarının yeni yer seçim tercihinde ise ısınma tercihleri, konutların fiziksel durumları, gelir düzeyi gibi farklı parametrelerin rol oynadığı anlaşılmıştır. Bu durum yerinden edilme sonrası konut ve mahalle seçiminde yaşam şartlarının iyileştirilmesi içerisine girildiğini göstermektedir.

4. 
Yayalaştırma Yoluyla Bir Belediye Eliyle Ticari Soylulaştırma Girişimine Yerel Dükkân Sahiplerinin Bakışı
Local Shopkeepers’ Perspectives on an Attempt for Municipally-led Commercial Gentrification Via Pedestrianization
Meriç Kırmızı
doi: 10.14744/planlama.2021.14238  Sayfalar 345 - 360
Bu makale Türkiye’de Samsun'da alışveriş caddesi yeniden canlandırılması ve yayalaştırılmasının karşılıklı etkileşimini çalışmaktadır. İstiklal Caddesi’nin—yerelde Çiftlik Caddesi olarak tanınıyor—yayalaştırma yoluyla yeniden canlandırılması, belediyenin projesini desteklemek için ticari bir dernek kuran yerel dükkân sahiplerince başta olumlu karşılanmıştır. Ancak yayalaştırma yoluyla yeniden canlandırmanın fiziksel sonucu betonlaştırma ve cadde boyunca apartman cephelerinin türdeşleştirilmesi olmuştur. Proje caddede toplumsal ortamın yitirilmesine ve bir ekonomik gerilemeye neden olmuştur. Caddedeki aile işletmelerinin mirasçıları bu olumsuz sonucun ana nedeni olarak, yukarıdan aşağıya uygulamayı eleştirmişlerdir. Bu eleştiriyi yanıtlamak ve Samsun’un sosyete caddesinin yeniden canlandırılmasında neyin yanlış yapıldığını anlamak için, bu çalışma yerel dükkân sahiplerinin eleştirilerini çözümlemiştir. On beş derinlemesine yerel dükkân sahibi görüşmesi, bir ulus aşırı göçmen yaşayan görüşmesi ve dükkân sayımları önemli sorunları açığa çıkarmıştır. Bunlar sanayisizleşme, banliyöleşme ve yakın uzaklıklarda alışveriş merkezlerinin açılması ve ek olarak, 2010’lardan sonra Ortadoğulu göçmenlerin gelişiyle sonuçlanan kent merkezindeki sosyo-demografik değişimlerdir. Bu araştırma yakında alışveriş merkezlerinin eş zamanlı açılmasının marka dükkânları ve müşterileri oradan uzaklaştırarak, caddenin bozulmasını arttırdığını ileri sürmektedir. Yayalaştırma yalnızca ‘buzdağının tepesi’ olsa da, günah keçisi yapılmış ve tersine çevrilmiştir. Bu çalışma görünüşte iyi olan kentsel planlama uygulamalarının bağlama bağlı olarak, beklenmedik sonuçlar yaratabileceğini göstererek, planlanan mekânların gerçekte yaşanan mekânlarla her zaman örtüşmeyebileceği düşüncesini vurgulamayı amaçlamaktadır.

5. 
Deniz Seviyesinin Yükselmesi ve Taşkınlara Karşı Kentsel Kıyı Alanlarının Analizi ve Adaptasyon Stratejileri İçin Bir Yaklaşım: İzmir Örneği
An Approach for The Analysis of Urban Coastal Areas and Adaptation Strategies Against The Sea Level Rise and Flooding: The Case of Izmir
Çağla Ercanlı, Gökçeçiçek Savaşır
doi: 10.14744/planlama.2022.19480  Sayfalar 361 - 382
İklim değişikliğine bağlı deniz seviyelerindeki artışların uzun vadede kıyı kentleri üzerinde oluşturacağı baskının yanı sıra, yoğun ve sık aralıklı yağışlar sonucu ani fırtına kabarmaları da su seviyelerinde yükselmelere neden olarak kıyı kentlerinin düşük kotlu alanlarında tehdit oluşturabilmektedir. Dolayısıyla, kıyı kentlerinde adaptasyon odaklı kentsel tasarım ve yapılaşma süreçlerinin geliştirilmesi önemlidir. Makale, iklim değişikliğine bağlı deniz seviyesindeki yükselmenin ve aşırı yağışlar sonucu ortaya çıkan taşkınların etkilerini temel almakta; bu sorunlara karşı kentsel kıyı alanları için uyum stratejileri öneren bir yaklaşıma atıfla, İzmir kenti için mevcut durum analizlerini yaparak projektif bir değerlendirme yapmayı amaçlamaktadır. Makalede araştırma yöntemi iki aşamalıdır. Önce, kentsel kıyı alanlarının yerel özelliklerinin analizi için parametreler coğrafi/morfolojik, mekânsal/işlevsel ve yönetsel olmak üzere üç düzeyde belirlenmiştir. Literatürde yer alan olası etkiler ve adaptasyon stratejileri üç parametre ile makro ölçekten mikro ölçeğe küresel, bölgesel, ulusal, kentsel ve mimarlık olmak üzere sınıflandırılmıştır. Bu çerçeve ile, kapsam özellikle kentsel tasarım ölçeğindeki uyum stratejilerine odaklanarak İzmir'in kentsel kıyı alanı ile sınırlandırılmıştır. Bulgular, kentsel ölçekteki analizlerin taşkın riskiyle ilgili mevcut ve gelecekteki yerel koşullara karşı etkili ve doğru stratejilerin belirlenmesinde önemli olduğu yönündeki temel savı desteklemektedir. Çalışmanın sonuçları, hem İzmir'in kentsel kıyı kesimindeki taşkın riskinin çok boyutlu olarak değerlendirilmesine olanak tanımakta hem de konunun farklı senaryolar için farklı ölçeklerde tartışılmasına zemin hazırlamaktadır.

6. 
Mersin Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Canlandırma Modeli Araştırma Geliştirme Projesi
Research and Development Project of Conservation and Revitalization Model for Mersin Historic City Center
Meltem Uçar, Fikret Zorlu, Tuba Akar, Züleyha Sara Belge
doi: 10.14744/planlama.2022.16769  Sayfalar 383 - 407
Mersin tarihi kent merkezi tarihi kimliğini büyük oranda kaybederek günümüze ulaşmıştır. Mevcut durumda kültür varlığı niteliği taşıyan yapıların büyük çoğunluğu uygunsuz kullanımlar ve terkler ile tahrip olmaya devam etmektedir; yeni yapıların önemli bir bölümü ise tarihi dokuya uyumsuzdur ve fiziki sorunlar taşımaktadır. 1998 yılında hazırlanmış olan Koruma Amaçlı İmar Planı, alanın korunmasını ve kullanımın devamlılığını sağlayamamıştır. 2015 yılında kentsel sit alanı ve etkileme geçiş alanını da içine alan 59.47 HA alanın Yenileme Alanı olarak ilan edilmesi, tarihi kent merkezinde fiziki müdahale süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Tarihi kent merkezinde, kültür varlıklarının korunabilmesi ve sağlıklı bir yapılı çevrenin oluşturulabilmesi için koruma ve kullanıma yönelik fiziksel ve işlevsel müdahalelerin acilen planlanması gerekmektedir.
Mersin tarihi kent merkezi tarihi kimliğini büyük oranda kaybederek günümüze ulaşmıştır. Mevcut durumda kültür varlığı niteliği taşıyan yapıların büyük çoğunluğu uygunsuz kullanımlar ve terkler ile tahrip olmaya devam etmektedir; yeni yapıların önemli bir bölümü ise tarihi dokuyla uyumsuzdur ve fiziki sorunlar taşımaktadır. 1998 yılında hazırlanmış olan Koruma Amaçlı İmar Planı, alanın korunmasını ve kullanımının devamlılığını sağlayamamıştır. 2015 yılında kentsel sit alanı ve etkileme geçiş alanını da içine alan 59.47 hektar alanın Yenileme Alanı olarak ilan edilmesi, tarihi kent merkezinde fiziki müdahale süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Yeni statünün gerektirdiği mevzuat, alanda ihtiyaç duyulan müdahalelerin yapılmasını zorlaştırmıştır. Tarihi kent merkezinde, kültür varlıklarının korunabilmesi ve sağlıklı bir yapılı çevrenin oluşturulabilmesi için koruma ve kullanıma yönelik fiziksel ve işlevsel müdahalelerin acilen planlanması gerekmektedir. Bu çalışma, Mersin Büyükşehir Belediyesi talebi ile Mersin Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Mersin Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Canlandırma Modeli Araştırma Geliştirme Projesi”’nin yöntem, tespit ve sonuç önerilerini sunmaktadır. Çalışmayla, Mersin tarihi kent merkezi gibi farklı koruma ve müdahale statüleri tanımlanan ve tarihi kimliğini kaybederek alan bazında fiziksel ve işlevsel müdahalelerin yapılması gerekliliği olan alanların korunması ve canlandırılmasına yönelik çalışmalara yöntemsel bir örnek oluşturarak katkı sağlamak amaçlanmaktadır.
Bu çalışma, Mersin Büyükşehir Belediyesi talebi ile Mersin Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Mersin Tarihi Kent Merkezi Koruma ve Canlandırma Modeli Araştırma Geliştirme Projesi”’nin yöntem, tespit ve sonuç önerilerini sunmaktadır. Çalışmayla, Mersin tarihi kent merkezi gibi farklı koruma ve müdahale statüleri tanımlanan ve tarihi kimliğini kaybederek alan bazında fiziksel ve işlevsel müdahalelerin yapılması gerekliliği olan alanların korunması ve canlandırılmasına yönelik çalışmalara yöntemsel bir örnek oluşturarak katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Bu çerçevede projenin gerekliliklerinin açıklandığı giriş bölümünden sonra ikinci bölümde tarihi kent merkezleri kentsel koruma çalışmaları örnekleri yer almaktadır. Üçüncü bölümde proje yöntemi ve bulgular açıklandıktan sonra koruma ve canlandırmaya yönelik belirlenen prensip ve stratejiler ile uygulamaya yönelik öneriler sunulmaktadır. Sonuç bölümünde Mersin tarihi kent merkezi için önerilen çok paydaşlı, alanın öncelikli sorunlarına göre etaplama ve işlevlere göre katılım süreci öneren uygulama modeli değerlendirilmektedir.

7. 
Kent Merkezlerinde Otopark Talebinin Belirlenmesine ve Yönetilmesine İlişkin Bir Değerlendirme Yöntemi, İzmir Alsancak
An Assessment Method for Determination and Management of Parking Demand in City Centers, İzmir Alsancak
Deniz Cinkiş, Hilmi Evren Erdin
doi: 10.14744/planlama.2022.67984  Sayfalar 408 - 423
Türkiye’de hızla artmakta olan kentleşme ve taşıt sahipliliği, kentlerde ulaşım sorunlarının yaşanmasına yol açmaktadır. Kentlerde ulaşım ve imar planları otomobil odaklı olmasına karşın otopark ihtiyacı göz ardı edilmiştir. Kentin her yerinden yolculuk çeken kent merkezlerinde talebin yüksek olmasına bağlı olarak otopark alanları ihtiyacı karşılayamamıştır. Bu durum geleneksel yönetim stratejileri çerçevesinde yeni yol dışı genel otopark alanlarının oluşturulmasına sebep olmuştur. Literatürde otopark arzını verimli yönetmek amacıyla talebin belirlenmesine ilişkin farklı yöntemler ele alınmıştır. Bu çalışmada örnek alan İzmir’in kent merkezi Alsancak’taki üç yol dışı genel otoparkın (çok katlı otopark, tam otomatik otopark ve yeraltı otoparkı) yürüme mesafesi üzerinden tanımlanan etki alanında otopark talebinin belirlenmesine ilişkin arazi kullanım, yol nitelikleri ve alternatif ulaşım parametreleri kullanılarak bir değerlendirme yöntemi uygulanmıştır. ArcGIS programı ile uygulanan yöntemde; sekiz farklı parametre kullanılarak alandaki otopark talep dağılımı hesaplanmıştır. Parametrelerin farklı ağırlıklarına göre değerlendi-rilen otopark talep olasılıkları içerisinden arazi kullanımlarla ilgili parametrelerin ağırlıkta olduğu olasılık seçilerek değerlendirmeler yapılmıştır. Sonuçta talebin Alsancak’ın güney bölgelerinde yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda üç yol dışı otopark incelendiğinde hem yer seçimi hem de tasarım açısında tam otomatik otoparkının avantajlı olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca yol dışı otoparkların yer seçimi, tasarımı ve talep yönetim stratejilerine ilişkin değerlendirmeler yapılmış ve öneriler geliştirilmiştir.

8. 
Zonguldak’taki Endüstriyel Peyzajın Kent Kimliğine Etkisi
The Effect of Industrial Landscape on the Urban Identity in Zonguldak
Saadet Gündoğdu, Fuat Fidan
doi: 10.14744/planlama.2022.78055  Sayfalar 424 - 441
Ayırt edici özelliği tanımlayan/ vurgulayan kimlik kavramına kent kimliği açısından bakıldığında kent kimliğinin; kente değer ve anlam kazandıran, kenti diğerlerinden ayıran ve kente özgü unsurlardan oluşan bir olgu olduğu görülmektedir. Kentlerde kimlik unsurlarını insanların deneyimlemesi o kente ait ortak bir kimliğin oluşmasını ve aidiyet duygusunun gelişmesini sağlamaktadır. Küreselleşmeyle birlikte yere özgü olmayan aynı tipte/ üslupta üretilen çeşitli yapılar kentlerin kimliksizleşmesine ve tektipleşmesine neden olmaktadır. Endüstri devrimi kentlere yeni yapı tipolojileri ve sosyal yaşamla birlikte yeni kimlik ve imajlar kazandırmıştır. Türkiye’nin Batı Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Zonguldak ili de kömür endüstrisi ile kimlik kazanmış bir kenttir. Zonguldak kentinin kimliğini oluşturan bu değerlerin zaman içerisinde insan ve doğal kaynaklı tehlikelerle zarar görmesi/ yok olması kent imajının ve öz kimliğinin sürdürülebilirliğini riske atmaktadır. Bu çalışmada, Zonguldak’taki kent kimliğini oluşturan endüstri mirası değerleri analiz edilerek sürdürülebilirlik ve endüstriyel peyzaj kavramı bağlamında tartışılacaktır.

9. 
Kentsel ve Kırsal Arasında: İl İlan Edilişinin 25. Yılında Osmaniye’de Sosyal, Mekânsal ve Ekonomik Yapının Değerlendirilmes
In-Between Urban and Rural: Evaluation of Social, Spatial and Economic Structure of Osmaniye on the 25th anniversary of the Provincial Status
Sezen Savran Penbecioğlu, Özge Erbaş
doi: 10.14744/planlama.2022.40427  Sayfalar 442 - 460
Türkiye kentlerinin gelişim sürecinde ve kır-kent ilişkileri bağlamında çeşitli ve çok sayıda mekânsal, ekonomik, toplumsal ve ekonomik belirleyici yapı bulunmaktadır. Ancak bu belirleyiciler politik süreçler ile ilişkilendirildiğinde çelişkiler yaratmaktadır. Bu çalışmanın amacı; politik yönü ağır basarak alınmış bir idari kararın, sonraki süreçte, kentleşmenin mekânsal, sosyal ve ekonomik açıdan etkilerini araştırmaktır. 1996 yılında idari statüsündeki değişimle birlikte İl ilan edilen Osmaniye, aradan geçen 25 yıllık sürecin ardından ilk defa bu bağlamda incelenmiştir. Kentin sosyal, ekonomik ve mekânsal yapılarındaki dönüşümler ve güncel durum; eleştirel bir perspektiften değerlendirilerek ortaya konulmuştur. Araştırmada, nicel ve nitel veriler bir arada incelenmiş ve karma yöntemli bir araştırma yöntemi benimsenmiştir. Sayısal ve mekânsal veriler, anket uygulaması sonuçları, uzman görüşleri, yerinde yapılan katılımcı gözlemler ve kent deneyimi; çalışmanın veri kaynaklarını oluşturmuştur. Araştırma bulgularına dayanarak, Osmaniye’nin çok yönlü olarak arada kalmış bir kentleşme deneyimine sahip olduğu ortaya konmaktadır. Bu temel iddia, sonuç bölümünde tartışmaya açılarak Osmaniye'deki kentleşmenin geleceğine yönelik öneriler geliştirilmiştir.

10. 
Plan kararlarının geleneksel merkez dokusuna etkileri-Bergama örneği
The effects of plan decisions on traditional center pattern-The case of Bergama
Elif Özel Görücü, Naime Hülya Berkmen
doi: 10.14744/planlama.2022.80388  Sayfalar 461 - 487
Geleneksel merkezler, ticaret, yönetim, finans, eğitim, kültür, eğlence ve toplanma mekânlarının yoğun olduğu, bir dönemin ve/veya dönemlerin coğrafya, tarih, kültür ve yaşam biçimlerine göre doğal olarak oluşmuş, anıtsal yapıları, sivil mimarlık örnekleri, yaşanmışlık ve kültür özellikleri ile özgün dokulara sahip odak noktalarıdır. Çarşı olarak da tanımlanan geleneksel merkezlerde özgünlüğü sağlayan etmenler, kullanıcıların, dokuyu oluşturan ticari yapılar ve dini kurumlar ile ilişkisi, bu yapılar arasında oluşan akslar, yapıların birbirlerine göre konumları ve yönelişleri olmaktadır. Akropol, Asklepion, Kızıl Avlu gibi kültürel miras alanları ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmiş bir yerleşme olan Bergama’nın özgün geleneksel merkez dokusu, Osmanlı Dönemi’nde birbirine eklemlenerek inşa edilen ticari ve dini ögeler ile oluşmuş ve tarihsel süreç içinde gelişerek günümüzdeki haline gelmiştir. Ancak bu süreçte uzun süre koruma amaçlı imar planından yoksun kalmış, koruma amaçlı olmayan imar planı kapsamına alınmış ve fiziksel olarak bozulmalara maruz kalmıştır. Bu çalışmada 2009 ve 2018 yıllarında geleneksel merkezde belirlenen sınırlar içerisinde tüm sokaklarda yapılan tespit ve fotoğraflama çalışmaları ile 2018 yılında İzmir II. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü arşivinde yapılan araştırma doğrultusunda, Bergama geleneksel merkez dokusunu özgün kılan nitelikler, dokunun tarihsel süreç içindeki oluşum-gelişim-değişim süreçleri, koruma amaçlı uygulama imar planı onaylanana kadar olan zaman zarfında dokunun bozulmasına neden olan kararlar ve 2012 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Bergama Kentsel + III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’nın geleneksel merkezi içeren plan kararları ile plan notları aktarılmaktadır. Yapılan inceleme ve tespitler sonucunda geleneksel merkezlerin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için yapılan uygulamaların etkinliği tartışılarak önerilerde bulunulmuştur.

11. 
Ankara'da Kentsel Büyüme: Kent Çeperinde Büyümenin Kontrolüne Yönelik Planlama ve Politika Araçları
Urban Growth in Ankara: Planning and Policy Tools For Controlling Growth at the Urban Fringe
Fulya Sınacı Özfındık
doi: 10.14744/planlama.2022.37880  Sayfalar 488 - 509
Kentlerin kontrolsüz ve plansız büyümesi kentsel yayılmaya neden olmakta ve kontrolsüz yayılma, enerji tüketiminin artması, altyapı ve ulaşım gereksinimlerinin fazlalaşması, ekosistemler üzerinde baskı oluşması gibi ekolojik ve sosyo-ekonomik sorunlara yol açmaktadır. Kontrolsüz ve plansız büyümeye yol açan politik, ekonomik ve sosyal faktörlerin olumsuz sonuçları ise ağırlıkla kent çeperlerindeki yaşamı etkilemektedir. Türkiye'de birçok kent bu faktörlerden etkilenmesine rağmen, kent çeperinde kontrolsüz büyümeden kaynaklanan gerilimleri inceleyen sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu makale, Türkiye’nin başkenti Ankara’da yaşanan kentsel büyüme sürecinin ve büyümenin kontrolü için uygulanan planlama ve politika araçlarının arkasında yer alan gerekçeleri tanımlamayı amaçlamaktadır. Araştırma, büyümenin kontrolü konusunda gerçekleşen ve gerçekleşmeyen politikalar ile planlama araçlarını tartışarak bu çerçevede teorik ve pratik düzeyde katkıda bulunmaktadır. Kent çeperindeki değişime vurgu yaparak, kentsel büyümeyi kontrol etmek için daha etkili planlama ve politika araçlarına ihtiyaç olduğunu belirtmektedir. Makalenin önemli sonuçlarından biri, Ankara’da 19.yüzyıldan günümüze kadar büyümenin kontrolüne ilişkin birçok strateji ve araç geliştirildiğidir. Ancak, Ankara kenti için oluşturulan mekânsal planlarda büyümenin kontrolüne dair kamulaştırma, yeşil kuşak, yerleşme sınırı belirleme, yerleşimi bölgelere ayırma, kentsel yoğunluğu arttırma, desantralizasyon, koridorlar üzerinde büyüme, karma kullanımın teşvik edilmesi ve entegre kent formu stratejileri önerilmesine rağmen, araştırma özellikle 1980’lerden sonra artan piyasa odaklı ve parçacı planlama uygulamalarının kent çeperindeki gerilimleri arttırdığını ortaya koymaktadır.

DERLEME
12. 
Web of Science Veri Tabanına Göre Türkiye’de Kent Çalışmaları
Urban Studies in Turkey According to Web of Science Database
Mustafa Kahraman
doi: 10.14744/planlama.2022.91328  Sayfalar 510 - 518
Bu çalışmada Web of Science veri tabanında bulunan Türkiye’de şehirleşme ve şehirler ile ilgili çalışmalar betimsel ve bibliyometrik bir analize tabi tutulmuştur. Konu ile ilgili araştırma makalesi, inceleme makalesi, kitap bölümü, tam metni yayınlanmış sunum gibi toplam 2370 adet çalışma incelenmiş ve çalışmalar yıllara, ülkelere, dergilere ve yazarlara göre sınıflandırılmıştır. Elde edilen veriler VOSviewer programı kullanılarak ortak yazar analizi, anahtar kelime analizi, ortak alıntı analizi gibi çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Tüm bu çalışmalar sonucunda Web of Science veri tabanı özelinde Türkiye’deki şehirleşme ve şehirlerle ilgili çalışmaların 1980’lerde başlamış olmakla birlikte 2010 yılından sonra çalışma sayısında ve disiplin çeşitliliğinde büyük bir artış olduğu gözlenmiştir. İlgili literatürde yayınlanan çalışmaların büyük bir kısmı Türkçe ve Türkiye’deki kurumlara mensup olan yazarlar tarafından üretilmiş olmakla birlikte 11 adet farklı dil ve 72 farklı ülkeden ilgili literatüre katkıda bulunmuştur. Bu konuda araştırma yapan başlıca kurumlar İTÜ, ODTÜ, Gazi Üniversitesidir. İlgili çalışmaların kaynak bazlı dağılımında ise Megaron, Planlama, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergileri ön plana çıkmaktadır. Ortak atıf analizinde çalışmalarında ise en sık başvurulan yazarların İlhan Tekeli, David Harwey, Çağlar Keyder olduğu tespit edilmiştir. İlgili çalışmaların anahtar kelimelerinin analizinde en çok kullanılan kelimelerin başka bir ifadeyle odaklanılan konuların başında kentsel dönüşüm, göç ve kentsel yenileme olduğu tespit edilmiştir.

ARAŞTIRMA ÖZETI
13. 
Yerleşmeler ve Karmaşıklık Kuramı
Settlements and Complexity Theory
Emine Yetişkul
doi: 10.14744/planlama.2022.20053  Sayfalar 519 - 526
1980’li yıllardan itibaren küreselleşme, teknolojik ilerlemeler, ekonomik, sosyal ve demografik değişimle birlikte coğrafi ve siyasi gelişmelerin de etkisiyle Türkiye’de mekansal örüntü değişmiştir. Bu değişim sürecinde yerleşme sistemindeki il, ilçe merkezi kademelenmesi, kentsel, kırsal alan veya tarım, tarım dışı gibi ikilemler giderek ortadan kalkmıştır. Kırsal alanın olmadığı bir yapı ve yönetim biçimi ile büyükşehirler yeniden tanımlanmıştır. Yerleşmeler artık sınırları belirgin olan yapılar bütünü olarak değil çeşitli yoğunluklardaki ve işlevlerdeki ağların bütünü olarak görülmektedir. Bu doğrultuda, Türkiye’de değişen yerleşme örüntüsünün irdelenmesi ve bu değişimin ana belirleyicilerinin ortaya çıkarılması için TÜBİTAK Kentleşme Programı Çağrısı kapsamında üniversite-kamu işbirliğiyle çok ortaklı bir araştırma projesi geliştirdik. “İzmir Örneği ile Türkiye'de Değişen Yerleşme Örüntüsünün Yorumlanması” başlıklı Projemizi 15 Nisan 2018– 15 Ekim 2021 tarihleri arasında yürüterek tamam-ladık. Projede, yerleşmeleri ve yerleşme örüntüsünü anlamak ve yorumlamak için Karmaşıklık Kuramının hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri içeren mikro-makro kavramsallaştırma temelli bir yaklaşım izledik. Bu yazıda, İzmir örneği üzerinden yerleşmelere ilişkin geliştirdiğimiz bu Araştırma Projesinin ana hedefleri ile genel araştırma çerçevesi açıklanmıştır. İzmir kent bölgesi ve metropoliten alanını farklı mekansal ve zamansal ölçeklerde inceleyen Projenin, kentsel temaları (kentsel çevre, kentsel altyapı, kırsal çevre, kentsel ulaşım ve kentsel dönüşüm), kavramları ve bulguları ana hatlarıyla verilmiştir. Buna ek olarak, planlama alanının/kurumunun nasıl ve ne şekilde dönüşmesi gerektiği tartışması da yazının sonunda yer almaktadır.

GÖRÜŞ YAZISI
14. 
Kamusal Mekan Tasarımını Katılıma Sunmak
Presenting Public Space Design to Participation
Ahmet Kıvanç Kutluca, İnci Olgun, Meliz Akyol Alay
doi: 10.14744/planlama.2022.24654  Sayfalar 527 - 535
Makale Özeti |Tam Metin PDF

15. 
Otoriter Kentleşmeyi Atatürk Havalimanı Üzerinden Berlin - Tempelhof’a Bakarak Okumak
Reading Authoritarian Urbanization through Atatürk Airport by looking at Berlin - Tempelhof
Tayfun Kahraman, Tuba Inal-Cekic, Meriç Demir Kahraman
doi: 10.14744/planlama.2022.75875  Sayfalar 536 - 541
Makale Özeti |Tam Metin PDF

KITAP İNCELEME
16. 
Kentsel heterotopya: Özgürleşme mekânı olarak eşikler kentine doğru
Urban heterotopia: Towards the city of thresholds as a space of emancipation
Demet Deryanur Şeker
doi: 10.14744/planlama.2022.83584  Sayfalar 542 - 545
Makale Özeti |Tam Metin PDF

DIĞER (YARIŞMA, ARAŞTIRMA ÖZETLERI, ODA GÖRÜŞ VE DEĞERLENDIRMELERI)
17. 
Hakem Indeksi
Reviewer List

Sayfa 546
Makale Özeti |Tam Metin PDF

LookUs & Online Makale