| DERLEME | |
| 1. | Yeşil Yerleşme Planlaması ve Tasarımı: Türkiye’nin İlk Ulusal ve Kurumsal Sertifikasyon Girişimi Green Settlement Planning and Design: The First National and Institutional Certification Attempt for Turkey Özlem Özçevik, Melis Oğuz, Ayşe Akbulutdoi: 10.14744/planlama.2019.27146 Sayfalar 1 - 9 Makale Özeti | |
| ARAŞTIRMA MAKALESI | |
| 2. | Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Ajanslarının 2010-2017 Yılları Arasında İklim Değişikliğine Yönelik Faaliyetleri Üzerine Bir İnceleme A Review of the Climate Change Related Activities of Regional Development Agencies Between 2010-2017 in Turkey Tansel Erbil, Aslı Öğüt Erbildoi: 10.14744/planlama.2019.59144 Sayfalar 10 - 22 Küresel İklim Değişikliği (İD) sorunu ülkelerin günümüze değin uyguladıkları ekonomik gelişme politikalarının bir sonucu olarak dünya gündemindeki yerini son yıllarda giderek arttırmaktadır. Küresel ölçekte yapılan anlaşma ve işbirlikleri yoluyla, ülkeler ulusal düzeydeki gelişme politikaları kapsamına İD ile mücadele konusunu ele alarak belirlenen hedefler doğrultusunda emisyon azaltımı ve İD’ye uyuma yönelik taahhütlerde bulunmaktadırlar. Türkiye’de bölge düzeyinde gelişme konusunda bir ara ölçek kurum olan Kalkınma Ajansları (KA), ulusal ve bölgesel düzeyde belirlenen gelişme hedefleri ve öncelikleri doğrultusunda bölgesel gelişme planları hazırlamakta ve politikalar belirlemektedirler. Bu politikalar doğrultusunda, çeşitli mali ve teknik destekler ile yayın, etkinlik ve toplantı gibi faaliyetler yoluyla bölgesel ölçekteki hedeflere yönelik uygulamalar yapılmaktadır. Bu çalışmada Kalkınma Ajanslarının 2010 ve 2017 yılları arasında bölgesel gelişme amaçlı her türlü faaliyetleri içinde İD ve İD ile ilgili olanlarının sayısal olarak analizi yapılarak söz konusu faaliyetlerin yıllara göre değişimi ve bunların farklı etkinlik türlerine göre dağılımı incelenmiştir. Araştırma sonucunda KA’ların İD’ye yönelik Proje Desteği, Proje Çağrısı, Etkinlik ve Yayın faaliyetleri yoluyla İD ile ilgili belirlenen 12 temel konuda yaptıkları faaliyetlerin yıllar içinde sayısal bazda azalma eğilimi içine girdiği, İD’ye yönelik doğrudan faaliyetler içinde destek ve çağrı oranlarının çok az olduğu ve bölgelerarası gelişmişlik farkına göre KA’ların İD’ye ilişkin faaliyetlerinin biçimlendiği tespit edilmiştir. |
| 3. | Konut Üretim Performansının Konuta Ekonomik Erişebilirlik Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi An Investigation of the Effects of Housing Production Performance on Housing Affordability Esma Aksoy Khurami, Özgül Burcu Özdemir Sarıdoi: 10.14744/planlama.2019.59672 Sayfalar 23 - 32 2003 yılından itibaren 58. Hükümet’in Acil Eylem Planı kapsamında ülke çapında başlatılan konut seferberliğinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) inşaat sektörünün en etkili aktörlerinden biri haline gelmiştir. Toplu konut ve kentsel dönüşüm projelerine öncülük eden TOKİ, alt ve orta gelir gruplarına konut sunumunu kendine strateji edinmiş, bu bağlamda farklı bölgelerde alt gelir gruplarının konut ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değişen ölçeklerde konut projeleri gerçekleştirilmiştir. Ancak bu uygulamaların konut sorunu ve ihtiyacını ne ölçüde gözettiği, ilgili hane halklarının konuta ekonomik erişebilirliklerine katkı sağlayıp sağlayamadığı, araştırmalara konu edilmemiştir. Ülkemizde genellikle ihtiyaç analizleri ve durum tespitleri tam olarak yapılmadan belirlenen kentsel politikaların sonuçta hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı takip edilmediği gibi, bu politikaların ne türden etkiler yarattığı da izlenmemektedir. Oysa kentsel politikalar belirlenirken ihtiyaçların ve mevcut durumun iyi incelenmesi ve benimsenen politikaların sonuçlarının izlenmesi beklenir. Ülkede ruhsatlı konut açığı olduğu söylemine dayanan ancak ihtiyaç analizleri ve mevcut durum tespitleri yapılmadan geliştirilen ‘konut üretim seferberliği’ kapsamında ülkenin konut üretim hacmi oldukça artmıştır. Bu çalışma kamu sektörü tarafından (TOKİ) alt gelir gruplarına yönelik olarak üretilen konutların ve bu kapsamda benimsenen politikaların alt gelir gruplarının konuta ekonomik erişebilirliği üzerine etkilerini bölgesel düzeyde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın bulgularına göre hane halklarının konuta ekonomik olarak erişebilirliklerinde pek çok bölgede gelişim olmasına rağmen konut harcamaları/gelir oranı %30 ön kabulünün üstündedir. Belirlediği en temel hedeflerden birisi alt gelir grupları için konut üretmek ve sunmak olan TOKİ’nin ürettiği konut miktarları açısından alt gelir gruplarına konut sunumu ve konuta ekonomik erişebilirlik anlamında ciddi bir katkı sağlayamaması bir eksiklik olarak saptanmıştır. |
| 4. | Mekânsal Planların Çevresel Sürdürülebilirlik Performansının Belirlenmesine Yönelik CBS Aracı Geliştirilmesi Development of a GIS Tool for the Identification of Environmental Sustainability Performance of Spatial Plans Emin Yahya Mentese, Azime Tezer, Mehmet Demirdoi: 10.14744/planlama.2018.65002 Sayfalar 33 - 49 Mekânsal gelişimin temel bileşeni olan planların; uygulandıkları alan üzerinde yaratacağı etki planlama sürecinin öncelikli konularından biridir. Bu nedenle planlama sürecinde söz konusu etkinin analiz edilmesi ve anlaşılması önemli bir aşamayı oluşturmaktadır. Bu çalışma, planlama sürecine bir katkı sunma ve bu süreci iyileştirme amacıyla; planların uygulanacakları mekânın çevresel sürdürülebilirlik potansiyeline olan etkisini analitik biçimde modelleyebilmeyi hedeflemektedir. Böylece planın doğal kaynakların kullanımına, tüketimine ve sürdürülebilmesine nasıl katkı/etki sağladığı ölçülerek; henüz hazırlık aşamasında bu bakış açısıyla değerlendirilmesi sağlanabilmektedir. Günümüzde mekânsal planların sebep olabileceği çevresel sonuçlar, mevcut doğal çevrenin boyutu, büyüklüğü veya kapladığı alanı ne kadar artıracağı veya azaltacağı, kişi başına düşen yeşil alan miktarını ne oranda değiştirdiği gibi bileşenler üzerinden değerlendirilmektedir. Buna karşın bir planın mevcut ekosistem işleyişine olası somut etkisi analitik bir yöntemle ele alınmamaktadır. Örneğin bir planın hava kalitesinin nasıl değişeceği; su kaynaklarının gelecekteki yeterliği ve kullanımı; biyolojik çeşitliliğin ne oranda devam edeceği tam olarak analiz edilmemekte veya edilememektedir. Bu yaklaşım planların uygulandıkları mekân üzerinde öngörülemeyen etkiler yaratmasına ve bu alanların yaşanamaz bir hale dönüşmesine neden olabilmektedir. Planlama sürecindeki bu eksikliği gidermeye yönelik olarak, bu araştırma ile geliştirilen model; çevresel sürdürülebilirliğin ekosistem servisleri temel alınarak tanımlanması ve özellikle üst ölçek stratejik mekânsal planlarla önerilen fonksiyonların ekosistemler tarafından sağlanan servisleri ve faydaları ne şekilde etkilediğinin ortaya koyulmasını içermektedir. Gerçekleştirilen araştırmalarda mekânsal kullanımın ekosistem servisleri sağlama potansiyelinin anlaşılmasına yönelik etkin yöntemler geliştirildiği tespit edilmiştir. Bu yöntemler arasında Burkhard ve diğ. (2009) tarafından geliştirilen matris modeli önemli bir yere sahiptir. Söz konusu çalışma ile arazi kullanım türlerinin ekosistem servisi sağlama potansiyelleri uzman görüşleri ve ölçüme dayalı veriler temel alınarak puanlandırılmaktadır. Bu araştırmada söz konusu matris modeli yeniden ele alınarak mekânsal kullanımın yalnızca sağladığı faydaları değil neden olduğu etkileri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Sonrasında mekânsal kullanımın hem sağladığı fayda hem de neden olabileceği zarar Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı bir yazılım geliştirilerek değerlendirilmiş ve mekânsal plan ile planın uygulanacağı arazinin çevresel sürdürülebilirlik performansının analiz edilmesi sağlanmıştır. Bu sayede mekânsal planların çevresel sürdürülebilirlik ile ilişkisi modellenmiştir. |
| 5. | Kentsel Dönüşüm Uygulamalarında Kurumsal Kapasite Yaratmanın Önemi The Importance of Institutional Capacity Creating in Urban Transformation Processes Yavuzalp Tüfekçi, Elif Alkaydoi: 10.14744/planlama.2019.39358 Sayfalar 50 - 58 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun tüm kentsel alanları kentsel dönüşüme konu haline getirmiştir. Merkez yetkisindeki yasanın uygulanması yetki devri ile yerel yönetimlere bırakılmıştır. Kentsel dönüşüm gibi oldukça karmaşık ve çok aktörlü, beklenen sonuçları çok boyutlu olan bir planlama eyleminde kurumların kendini buna karşılık verecek şekilde yeniden yapılandırması kaçınılmaz denilebilir. Kurumsal yeniden yapılandırmanın hedefteki planlama eylemi doğrultusunda nasıl yapılacağı; bu yapının kapasite ve yapabilirliğinin nasıl sağlanacağı; bu yapının farklı kurum ve organizasyonlarla, problem kapsamındaki aktörlerle ilişki ağlarını nasıl kuracağı; bu yapının süresi-sürekliliğinin ne olacağı önem kazanan sorulardır. Bu doğrultuda, bu araştırmanın amacı, yerel yönetimlerin bu süreci yürütebilecek etkin ve yetkinlikte bir kurumsal kapasite yaratabilme kabiliyetlerinin sorgulanmasıdır. Sorgulama üç farklı büyük şehir belediyesi ile derinlemesine mülakatlar yoluyla yapılmış ve bulgular tartışmaya açılmıştır. |
| 6. | Kartografik Analiz ve Rehberli Gezi Yöntemleriyle Peyzaj Değişiminin Tespiti: İzmir Selçuk Örneği Detection of Landscape Change with Cartographic Analysis and Commented Walk Methods: The Case of İzmir-Selçuk Seher Demet Kap Yüceldoi: 10.14744/planlama.2018.94834 Sayfalar 59 - 77 İnsan ve doğa arasındaki karmaşık ilişkilerin bir ürünü olan peyzajın, zamansal olarak değişiminin çoklu yöntemlerle tespit çalışmaları son 30 yılda ön plana çıkmıştır. Konu farklı disiplinlerin kendi yöntem ve teknikleri ile açıklanmaya çalışılmış ve bu kapsamda farklı teorilerle gelişmiştir. Bu makalenin amacı peyzajdaki değişimi niteliksel ve niceliksel olmak üzere çoklu yöntemler ile tespit ederek, peyzajdaki değişim süreçlerinin belirlenmesi ve bunların nüfus verileri ve planlar kapsamında değerlendirilmesidir. Bu amaçla 1957’den 2009’a kadar olan zamansal süreçte, İzmir’in Selçuk ilçesinin kent merkezi ve yakın çevresini kapsayan çalışma sınırlarındaki peyzaj değişimi; niceliksel olarak kartografik analiz, niteliksel olarak rehberli gezi yöntemi ile tespit edilmiştir. Araştırma alanı niceliksel olarak yapay alanlar, tarım alanları, meyve bahçeleri/zeytinlik alanlar ve diğer olmak üzere 4 arazi örtüsü/kullanım biçimine göre sınıflandırma yapılmıştır. Bu kapsamda elde edilen sonuçlar ile çalışma alanın alansal (ha), istatiksel ve mekansal değişimleri tespit edilmiş ve niceliksel olarak kentleşme, tarımda yoğunlaşma, yeniden bitkilenme ve stabil olmak üzere 4 değişim süreci belirlenmiştir. Çalışmanın niteliksel yönteminde ise saha çalışması ile 15 rehberli gezi yapılmıştır. Peyzajın değişimine dair rehberlerden elde edilen bilgiler ise tarım alanlarındaki değişim, meyve bahçeleri/zeytinlik alanların değişimi, yapay yüzeylerin değişimi ve peyzajdaki diğer değişimler olmak üzere 4 tematik başlık altında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda ise peyzajdaki değişim mekansal olarak tespit edilerek haritalandırılmış ve kentleşme ve stabil olmak üzere 2 değişim sürecine referans verdiği görülmüştür. Araştırma sonucunda niceliksel ve nitelikel yöntemlerden elde edilen bulguların karşılaştırılmasında her iki yöntemin eksikliklerinin birbirlerini tamamlayarak giderdikleri görülmüştür. Bu kapsamda başta arazi örtüsü /kullanımındaki değişim olmak üzere çoklu yöntemler kent çalışmalarında da bir fırsat yaratacağı görülmektedir. |