Yeniden Belediyeleştirme Politikaları: Kavramsal Çerçeve, Küresel Uygulamalar ve Türkiye Deneyimi [Planning]
Planning. 2026; 36(2): 386-401 | DOI: 10.14744/planlama.2026.82474

Yeniden Belediyeleştirme Politikaları: Kavramsal Çerçeve, Küresel Uygulamalar ve Türkiye Deneyimi

Ömer Adil Ocak1, Mehmet Penpecioglu2
1Bağımsız Araştırmacı, İzmir
2İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, İzmir

Bu derleme makale, 2000’li yıllardan itibaren küresel ölçekte giderek yaygınlaşan yeniden belediyeleştirme politikalarını kavramsal, coğrafi ve sektörel boyutlarıyla ele almakta; Türkiye’de bu olgunun neden sınırlı ve görünmez kaldığını karşılaştırmalı bir perspektifle tartışmaktadır. Neoliberal kentsel politikaların bir uzantısı olarak 1980’lerden itibaren yaygınlaşan özelleştirme uygulamaları; hizmet kalitesinde düşüş, fiyat artışları, demokratik denetimin zayıflaması ve toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi gibi çok boyutlu krizler üretmiştir. Bu krizlere verilen siyasal ve yönetsel yanıtların başında gelen yeniden belediyeleştirme, makalede yalnızca teknik bir mülkiyet dönüşümü olarak değil; ekonomik, politik, sosyal ve ekolojik boyutları olan çok katmanlı bir kentsel politika alanı olarak ele alınmaktadır. Çalışma, 2010–2026 döneminde yayımlanmış 268 akademik kaynağın sistematik analizi ile küresel Kuzey ve Güney’deki yeniden belediyeleştirme pratiklerini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Bulgular, yeniden belediyeleştirmenin özellikle su ve enerji hizmetlerinde yoğunlaştığını; Küresel Kuzey’de demokratik katılım, şeffaflık ve iklim hedefleriyle, Küresel Güney’de ise temel hizmetlere erişim ve sosyal adalet talepleriyle şekillendiğini göstermektedir. Makale ayrıca, yeniden belediyeleştirmenin otomatik olarak demokratikleşme anlamına gelmediğini; bu nedenle literatürde giderek önem kazanan “demokratik yeniden belediyeleştirme” tartışmasını merkeze almaktadır. Türkiye deneyimi, Çeşme–Alaçatı su hizmetleri vakası üzerinden ele alınmakta; Türkiye’nin küresel Kuzey ile Güney arasında konumlanan yarı-çevresel siyasal-ekonomik yapısının, yeniden belediyeleştirme dinamiklerini nasıl sınırladığı analiz edilmektedir. Sonuç olarak çalışma, yeniden belediyeleştirmenin postneoliberal bir ufuk sunduğunu; ancak bu ufkun ancak güçlü demokratik katılım mekanizmaları, toplumsal mobilizasyon ve kurumsal kapasite ile anlamlı bir dönüşüme evrilebileceğini savunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Post-neoliberal kentsel politika, su hizmetleri, yeni belediyecilik, yeniden belediyeleştirme, Türkiye


Remunicipalization Policies: Conceptual Framework, Global Practices and Türkiye’s Experience

Ömer Adil Ocak1, Mehmet Penpecioglu2
1Independent Researcher, İzmir
2Izmir Institute of Technology, Faculty of Architecture, Department of City and Regional Planning, Izmir

This review article examines the global rise of remunicipalisation policies since the early 2000s through their conceptual, geographical, and sectoral dimensions, while critically interrogating why this phenomenon has remained limited and largely invisible in Türkiye from a comparative perspective. As an extension of neoliberal urban policies, privatisation practices intensified from the 1980s onward have generated multidimensional crises, including declining service quality, rising user costs, weakened democratic oversight, and deepening socio-spatial inequalities. In response to these failures, remunicipalisation has emerged as a prominent political and governmental strategy. Rather than treating remunicipalisation as a purely technical shift in ownership, this article conceptualises it as a multilayered field of urban policy encompassing economic, political, social, and ecological dimensions. Drawing on a systematic analysis of 268 academic sources published between 2010 and 2026, the study offers a comparative assessment of remunicipalisation practices across the global North and the South. The findings indicate that remunicipalisation has been most pronounced in water and energy services, shaped in the global North by demands for democratic participation, transparency, and climate objectives, and in the South by struggles over access to basic services and social justice. Crucially, the analysis demonstrates that remunicipalisation does not inherently lead to democratisation, foregrounding the growing debate on “democratic remunicipalisation.” The Türkiye's experience is explored through the case of water services in Çeşme–Alaçatı, revealing how Türkiye’s semi-peripheral political-economic position constrains remunicipalisation dynamics. The article concludes that while remunicipalisation offers a post-neoliberal horizon, meaningful transformation depends on robust participatory mechanisms, social mobilisation, and institutional capacity.

Keywords: Post-neoliberal urban policy, water services, new municipalism, remunicipalization, Türkiye


Sorumlu Yazar: Mehmet Penpecioglu, Türkiye
Makale Dili: Türkçe
×
APA
MLA
Chicago
Kopyalandı!
ATIF KOPYALA
LookUs & Online Makale