| EDITÖRYAL | |
| 1. | Editöryal Editorial Sayfa XII |
| ARAÞTIRMA MAKALESI | |
| 2. | Ulaþým Planlamasýnda Sürdürülebilir Eriþilebilirlik Yaklaþýmý: Ýstanbul Örneði A Sustainable Accessibility Approach in Transportation Planning: The Case of Istanbul Utku Cihan, Kevser Ýsmet Üstündaðdoi: 10.14744/planlama.2025.90958 Sayfalar 343 - 363 Eriþilebilirlik, kentlerde yaþam kalitesini belirleyen temel unsurlardan biridir. Sürdürülebilir eriþilebilirlik ise bireylerin temel hizmetlere çevresel, ekonomik ve sosyal açýdan adil bir biçimde ulaþabilmesini ifade eder. Bu kavram, özellikle büyük þehirlerde, toplu taþýma sistemlerinin etkinliði ve hizmetlerin mekânsal daðýlýmý ile yakýndan iliþkilidir. Bu çalýþmada, Ýstanbul’un toplu taþýma sistemine dayalý eriþilebilirlik düzeyleri; seyahat süreleri ve istihdam verileri kullanýlarak kümülatif olanaklar yöntemi ile hesaplanmýþ; Coðrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamýnda entegre edilerek mekânsal analizler gerçekleþtirilmiþtir. Analizlerde, literatüre dayalý olarak 30, 60 ve 90 dakikalýk eþik deðerler dikkate alýnmýþ, 2022 yýlý mevcut durumu ile 2040 yýlý ulaþým yatýrýmlarýnýn tamamlandýðý varsayýmsal senaryo, her bir eþik deðer için yeniden modellenmiþ ve karþýlaþtýrýlmýþtýr. Sonuçlar, yapýlacak ulaþým ve istihdam yatýrýmlarý ile 2040 yýlý senaryosunda eriþilebilirliðin tüm zaman eþiklerinde artacaðýný göstermektedir. Ýstanbul’da 60 dakikalýk sürede, istihdama eriþim oranlarýnýn ortalama deðeri %24,41’den %32,55’e çýkmýþtýr. 90 dakikalýk sürede en düþük eriþim deðeri önemli ölçüde yükselmiþtir. Buna karþýn, 30 dakikalýk eriþim süresinde minimum deðer deðiþmemiþtir; bu durum, bazý bölgelerde istihdam alanlarýna kýsa sürede ulaþýmýn halen mümkün olmadýðýný ortaya koymaktadýr. Makale, Ýstanbul’da sürdürülebilir eriþilebilirliðin artýrýlabilmesi için toplu taþýma sistemlerinin güçlendirilmesi, kentsel hizmetlerin mekânsal olarak dengeli biçimde sunulmasý ve çeper mahallelerin ulaþým altyapýsýnýn iyileþtirilmesi gerektiðini ortaya koymaktadýr. Bu öneriler, eriþilebilirlik düzeyini genel olarak yükseltmenin yaný sýra, kent içi mekânsal adaletsizlikleri gidermeyi de amaçlamaktadýr. Çalýþma, bu doðrultuda eriþilebilirlik temelli yaklaþýmlarýn kent planlamasýnda daha fazla dikkate alýnmasý gerektiðini vurgulamakta ve Ýstanbul’un ulaþým politikalarýna katký saðlamayý amaçlamaktadýr. |
| 3. | Kentsel Kimlik ve Canlýlýk Baðlamýnda Kamusal Alanlarýn Ýncelenmesi: Antalya Nekropol Müzesi Açýk Alaný Örneði Analyzing Public Spaces in the Context of Urban Identity and Vitality: The Case of Antalya Necropolis Museum Open Space Arzu Süzen, Nilüfer Gürerdoi: 10.14744/planlama.2025.48243 Sayfalar 364 - 384 Kentsel çevrenin önemli bileþenlerinden olan kamusal mekânlar ve bu alanlarda gerçekleþtirilen aktiviteler kentlerin yaþam kalitesine ve kent kimliðinin oluþmasýna katký saðlayan önemli unsurlardýr. Kültürel, arkeolojik ve tarihi nitelikleri açýsýndan farklýlaþan kamusal alanlarýn kent kimliði ile iliþkisi, kent kimliði yaratmadaki etkisi ve toplumlarýn kültürel aktarýmlarý açýsýndan fýrsatlar sunabilmeleri mekânsal düzenlemelerindeki baþarý ile de doðrudan iliþkilidir. Bu baðlamda kentlerde yer alan müzelerin açýk alanlarý kullanýcýlarýna sosyalleþme olanaklarý sunarak, kültürel paylaþýmlara olanak vermeleri açýsýndan doðru tasarlandýklarýnda etkili kamusal mekanlar olarak öne çýkabilirler. Çalýþma kapsamýnda Türkiye’nin ilk nekropol müzesi olan Antalya Nekropol Müzesi açýk alaný ele alýnmýþtýr. Alan, kent merkezinde ve önemli ulaþým hatlarýnýn kesiþim noktasýnda, farklý fonksiyonlar ile etkileþim içerisinde olan bir alandýr ve farklý sosyo-ekonomik gruplarý bir araya getirme potansiyeline sahiptir. Ancak gözlemlenen durumu ile hedeflendiði þekliyle yaþayan bir mekân deðildir. Çalýþmanýn amacý tarihi ve kültürel deðerinin yaný sýra konumu itibari ile de kent için önemli bir noktada olan Nekropol Müzesinin açýk alanýnýn, mekânsal özellikler baðlamýnda kent ile kurduðu iliþkinin incelenerek, bu alanýn canlý bir mekân olamamasýnýn nedenlerinin sorgulanmasý ve yaþayan bir kamusal mekâna dönüþümü için önerilerin geliþtirilmesidir. Alana iliþkin veriler ilgili kurumlardan, internet kaynaklarýndan ve arazi çalýþmalarýndan elde edilerek, mekân dizim analizi ve yaya sayýmý yöntemi kullanýlarak yorumlanmaya çalýþýlmýþtýr. Elde edilen sonuçlar ile; “Antalya Nekropol Müzesi ve açýk alaný, sahip olduðu kültürel ve arkeolojik çekiciliðinin yaný sýra kent merkezinde ve farklý iþlevler arasýnda bir geçiþ bölgesi üzerinde olmasýna raðmen canlý ve yaþayan bir kamusal mekân özelliði göstermemektedir.” hipotezi doðrulanmýþ ve amaç doðrultusunda öneriler geliþtirilmeye çalýþýlmýþtýr. |
| 4. | Türkiye'de Kentsel Sit Alanlarýnýn Çevresinde Üretilen Plan Kararlarýnda Tarihi Doku ile Fiziksel Bütünlüðün Saðlanmasýna Yönelik Politikalar Policies for Ensuring Physical Integrity with the Historical Fabric in Planning Decisions Around Conservation Areas in Turkey Murat Kitirdoi: 10.14744/planlama.2025.73693 Sayfalar 385 - 410 1983 yýlýnda yürürlüðe giren 2863 sayýlý Kanun, Türkiye'de kentsel sit alanlarýnýn planlanmasý konusunda önemli bir deðiþim noktasý olmuþtur. Bu yýla kadar çevresi ile birlikte planlanan bu alanlar, yeni yasa ile birlikte çevresinden farklý bir planlama süreci ile ele alýnmýþtýr. “Koruma amaçlý” olarak tanýmlanan yeni planlama yönteminin amacý, tarihi dokuyu daha iyi anlamak ve korumak için farklý disiplinlerden oluþan uzmanlarýn bir araya gelerek çalýþmasýný saðlamaktýr. Böylece, kentsel sit alanlarýnýn özgün yapý tipolojisi ve dokusunun daha iyi korunarak, gelecek nesillere aktarýlmasý hedeflenmiþtir. Baþlangýçta olumlu bir adým olarak deðerlendirilen bu yöntemin, zamanla bazý olumsuz sonuçlara yol açtýðý yönünde eleþtiriler de ortaya çýkmýþtýr. Bu eleþtirilerden biri de yeni planlama yönteminin kentsel sit alanlarýnýn çevresiyle bütünlüðünü kaybetmesine yol açtýðý konusundadýr. Eleþtirinin temelinde “koruma amaçlý” olarak nitelendirilmeyen diðer imar planlarýnýn koruma hassasiyeti taþýmasý gerekmediðine iliþkin bir algýnýn oluþmasý yer almaktadýr. Bu çalýþmada, yukarýda belirtilen tespitin sýnanmasý amacýyla Türkiye’de farklý coðrafi bölgelerde ve nüfus aralýklarýnda yer alan kentsel sit alanlarý belirlenerek, çevrelerinde üretilen plan kararlarý kat sayýsý ve yapý yoðunluðu deðerleri açýsýndan incelenmiþ; imar planlarýnýn fiziki yapýlaþma kararlarý bakýmýndan tarihi dokulara karþý hassasiyet taþýyýp taþýmadýðý araþtýrýlmýþtýr. Bu çerçevede beþ farklý nüfus aralýðýna göre belirlenen 20 örnek alan üzerinden yapýlan incelemelerde, kentsel sit alanlarýnýn bulunduðu yerleþimlerin nüfusu arttýkça, çevresinde üretilen plan kararlarýnda tarihi alanlara karþý hassasiyetin azaldýðýný tespit edilmiþtir. Ýfade edilen tespitten hareketle bu makalede, Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluþundan günümüze kadar edinilen koruma ve planlama tecrübeleri ile bütünleþik planlama kavramýnýn fiziksel boyutuna dair literatürdeki tartýþmalar temel alýnmýþtýr. Bu kapsamda, kentsel sit alanlarýnýn çevresi ile bütünlüðünün saðlanmasýna yönelik çerçeve politikalar geliþtirilmiþtir. |
| 5. | Sosyal Medyada Meþruiyetin Ýnþasý: 2023 Depremleri Baðlamýnda Kentsel Planlamaya Yönelik Algýlar Constructing Legitimacy on Social Media: Public Perceptions of Urban Planning in the Context of the 2023 Earthquakes Ýkranur Akbez, Ebru Kamacý Karahandoi: 10.14744/planlama.2025.54280 Sayfalar 411 - 424 6 Þubat 2023’te Türkiye’yi vuran depremler, kentsel kurumlarýn sýnýrlýlýklarýný gün yüzüne çýkarmýþtýr. Bu tür yetersizlikler, kentsel planlama birimlerinin meþruiyeti ve görünürlüðü üzerinde dikkate deðer bir etki yaratmýþtýr. Bu çalýþma, kentsel planlamayý çoðunlukla teknik bir alan olarak görülmesine raðmen, daha geniþ arazi yönetiþimi çerçeveleri içinde önemli bir politika aktörü olarak konumlandýrmaktadýr. Kamuoyunun sorumluluk algýsý, kurumsal güveni ve kentsel planlamanýn etkinliðine dair görüþleri, felaketin hemen ardýndan atýlan 1.000 coðrafi konumlu tweet’in nitel içerik analiziyle incelenmiþtir. Bulgular þehir ve bölge planlama meslek alanýnýn kriz anlarýnda kýsa süreli ancak yoðun bir görünürlük kazandýðýný göstermektedir. Bu görünürlük çoðu zaman memnuniyetsizlik, suçlama ve hesap verebilirlik çaðrýlarýyla þekillenmiþtir. Ayrýca analizler, mesleki rol gerilimini ve adalet taleplerini ortaya koymaktadýr. Bu durum kamuoyunun “yönetiþim boþluðu” algýsýný güçlendirmiþtir. Bölgesel farklýlýklar da dikkat çekicidir: Hatay ve Adýyaman gibi illerde duygusal ve güven kaybý yoðunken, Ankara ve Ýstanbul’dan gelen paylaþýmlar daha çok yapýsal reform taleplerine odaklanmýþtýr. Çalýþma, sosyal medyanýn sadece eleþtiri deðil, ayný zamanda demokratik katýlým ve planlama mesleðinin eylem alanýna daha doðrudan dâhil edilmesi yönünde toplumsal beklentileri de yansýttýðýný ortaya koymaktadýr. Sosyal medyada, plancýlarýn parlamentoda temsil edilmesi ve teknik veto yetkileri gibi taleplerin öne çýkmasý bu yönelimin güçlü bir göstergesidir. Sonuç olarak, þeffaflýk, hesap verebilirlik ve toplumsal katýlým, planlama mesleðinin afet sonrasý meþruiyetinin yeniden inþasýnda kritik unsurlar olarak öne çýkmaktadýr. Bulgularla paralel biçimde makale, halkýn kentsel planlamaya yönelik bakýþ açýsýnýn mesleðin meþruiyetini þekillendirmede belirleyici olduðunu ve kurumsal hesap verebilirliðin saðlanmasýnda þeffaflýðýn merkezi bir rol üstlendiðinin altýný çizmektedir. |
| 6. | Mekânsal Ýçselliðin Yýkýmý Üzerine: Bitlis Çarþýsýnda “Detournement” Etkisi Yaratan Fenomenolojik Sürecin Ýrdelenmesi The Destruction of Spatial Internalization: A Phenomenological Inquiry into the “Détournement” Effect in the Bitlis Bazaar Gamze Yalçýn, Meral Nalçakandoi: 10.14744/planlama.2025.09825 Sayfalar 425 - 445 Detournement kavramý, ilk olarak 1950’lerde Letterist International adlý sanatçý grubu tarafýndan ortaya atýlan, 1957 yýlýnda ise Guy Debord öncülüðündeki Sitüasyonist Enternasyonal adlý avangart sanatçýlarýn oluþturduðu sanat hareketiyle ön plana çýkarýlan devrimsel bir pratiktir. Yön deðiþtirme, bozma, saptýrma anlamlarýna gelen Detournement, bir þeyin veya durumun, mevcut yapýsýný yýkýma uðratarak kaybolan anlamýný sansasyonel bir etki ile yeniden canlandýrmayý amaçlamaktadýr. Birçok disiplinde olduðu gibi mimari düzeyde de uygulanmasý önerilerek kentsel çevrenin parçalanmasýyla da yeni bir bütünün yaratýlabileceði ileri sürülmektedir. Bu çalýþmanýn amacý, Tarihi Bitlis çarþýsýnýn çevresel, sosyal ve ekonomik sorunlarý beraberinde getiren plansýz yapýlaþmasýna çözüm olarak “Dere Üstü Islah Projesi” ile baþlayan kentsel dönüþüm ve restorasyon çalýþmalarýyla kentsel bellekte içselleþen mekanlarýn yýkýmýnýn kullanýcýlar üzerindeki etkisinin irdelenmesidir. Çalýþma kapsamýnda üç ayrý kategoriye ayrýlan kullanýcýlar ile yarý yapýlandýrýlmýþ bireysel görüþmeler yapýlarak, bu fenomenolojik sürecin mekânsal, sosyal, ekonomik ve duygusal etkileri detournement kavramýyla iliþkili olarak deðerlendirilmiþtir. Sonuç olarak; kullanýcýlarýn kentsel mekânla kurduðu içsellik, aidiyet, aþinalýk gibi baðlarýn parçalanmasýyla mekânsal deneyime dair ortaya çýkan yeni farkýndalýklar ve sosyal, ekonomik, kültürel düzeyde ise yeni sorunsallarýn oluþtuðu anlaþýlmaktadýr. Bu çalýþmada akademik litaratürde insan-mekân diyalektiðini yeniden düþünmeyi teþvik ederek farklý bir bakýþ açýsý kazandýrmayý saðlayacak sonuçlar sunulmuþtur. |
| 7. | Umudun Altyapýlarý: Afet Sonrasý Kentleþmede Prekarite, Radikal Empati ve Kolektif Umut için Kuramsal Bir Model Infrastructures of Hope: A Theoretical Model for Precarity, Radical Empathy, and Collective Hope in Post-Disaster Urbanism Devran Bengüdoi: 10.14744/planlama.2025.47640 Sayfalar 446 - 466 Bu makale, afet sonrasý dirençliliði yalnýzca mühendislik boyutuyla sýnýrlamadan, Prekarite → Radikal Empati → Kolektif Umut akýþýný merkez alan Umudun Altyapýlarý (UA) adlý dört katmanlý (maddi–mekânsal, iliþkisel–pratik, söylemsel, zamansal) bir kuramsal model önerir. Bu çalýþmada ampirik bulgu raporlanmaz; katký üç eksendedir: (i) kuramsal — UA kavramsallaþtýrmasý ve prekarite–radikal empati–kolektif umut yönlü akýþýnýn planlama yazýnýna taþýnmasý; (ii) yöntemsel — baðlama uyarlanabilir bir sýnanabilirlik/raporlama þablonu (CFA → SEM akýþý, Panel A/B) ve yeni ölçek geliþtirmeden, geçerlenmiþ ölçeklerle uyarlama ilkeleri; (iii) uygulama/politika — Kolektif Eylem Niyeti’nin (KEN) sonuç/izleme göstergesi adayý olarak çerçevelenmesi. Kuramsal dayanak prekarite için Butler, umut için Bloch, radikal empati için Nussbaum ile Caswell ve Cifor çizgisidir. UA, geçerlenmiþ ölçeklerin baðlamsal uyarlamasýyla H1–H6 hipotez yollarýnýn (umut, empati, algýlanan prekarite, KEN) sýnanmasýna olanak tanýr. Þablonda ölçüm için CFA, yapýsal iliþkiler için SEM önerilir; aracýlýk (H6) Empati → KEN hattýnda öngörülür. Önerilen karma yöntem akýþý, etnografik/katýlýmcý atölyeler, söylem/anlatý analizi ve gözlemlerle nitel keþfi; uyarlanmýþ anketlerle nicel sýnamayý birleþtirir; söylemsel ve zamansal katmanlarda çerçeveleme, temsil eþitliði, vizyon/senaryo döngüleri gibi göstergeleri operasyonelleþtirir. Uygulamada UA, (i) yakýnlýk/eriþim, geçirgenlik ve esnekliði duygulanýmsal güvenlik–aidiyet hedefleriyle birlikte ele almayý; (ii) katýlým ve eþ-yönetimin kurumsallaþtýrýlmasýný; (iii) kapsayýcý çerçevelemenin vizyon ve senaryo döngüleriyle süreklileþtirilmesini önerir. Yeni ölçek geliþtirme iddiasý yoktur; ölçümler, çeviri–geri çeviri, uzman paneli ve pilot çalýþma adýmlarýyla baðlama uyarlanýr. UA, afet sonrasý mekânsal üretimi fiziksel olduðu kadar etik ve duygulanýmsal bir toplumsal dönüþüm olarak çerçeveleyen, operasyonel olarak sýnanabilir bir kuramsal mimari sunar. |
| DERLEME | |
| 8. | Barýnmanýn Evrimi: Kýrýlma Noktalarý, Tematik Eðilimler ve Mekansal Dönüþümler Üzerine Sistematik Bir Ýnceleme The Evolution of Dwelling: A Systematic Review of Turning Points, Thematic Trends and Spatial Transformations Ýbrahim Eren, Taha Dutoðlu, Esin Özlem Aktuðlu Aktandoi: 10.14744/planlama.2025.03710 Sayfalar 467 - 481 Bu çalýþma, barýnmanýn tarihsel evrimini ve bu süreci biçimlendiren temel kýrýlma noktalarýný bütüncül ve sistematik bir çerçevede irdelemektedir. Çalýþmanýn temel amacý, barýnmanýn hangi dönemsel ve yapýsal dinamikler üzerinden ele alýndýðýný ve bu dönüþümlerin ardýndaki temel etkenleri açýða çýkarmaktýr. Ayrýca, sistematik literatür taramasý (SLT) yöntemiyle tarihsel süreçte barýnmanýn evrimini literatüre dayalý olarak ortaya koymak hedeflenmiþtir. SLT yöntemi uygulanan çalýþmada süreç, PRISMA protokolüne uygun biçimde yürütülmüþtür. Tarama, Scopus veri tabanýnda gerçekleþtirilmiþ; belirlenen kriterlere göre tespit edilen yayýnlar eleme sürecinden geçirildikten sonra toplam 204 yayýn analiz edilmiþtir. Kodlama süreci veri temelli ve tümevarýmsal olarak yapýlandýrýlmýþtýr. Analiz sonucunda, barýnma evriminde beþ temel kýrýlma noktasý belirlenmiþtir: (1) yerleþikliðe geçiþ, (2) sanayileþme ve kentsel dönüþümler, (3) refah devleti müdahaleleri, (4) neoliberal reformlar ve özelleþtirme, (5) iklim, enerji ve saðlýk krizlerinin etkileri. Ayrýca, tarihsel kýrýlma noktalarý ve SLT’den elde edilen dönemlerle ilgili ana temalar gruplandýrýlarak sosyo-mekânsal biçimlenmeler, politikalar ve krizler olmak üzere üç ana baþlýk altýnda sýnýflandýrýlmýþtýr. Ýnsanýn en temel gereksinimlerinden biri olan barýnma, çevresel koþullar, toplumsal yapý, ekonomik sistemler, politik rejimler ve krizler doðrultusunda sürekli dönüþüm geçirmiþtir. Çalýþma, konusu gereði mimarlýk, þehircilik, kentsel tasarým, mimarlýk tarihi, sosyal politika, çevre bilimleri ve konut araþtýrmalarý gibi çok çeþitli disiplinin kesiþiminde yer almaktadýr. Çalýþmanýn özgün katkýsý ise, barýnma dönüþümlerini kritik kýrýlma noktalarý ve tematik kümeler ekseninde kapsamlý ve disiplinler arasý bir analizle literatüre bütüncül biçimde kazandýrmasýdýr. |
| 9. | Kent Sakinlerinden Köylülere: Kentten Kýra Göç Edenlerin Konut, Ýstihdam ve Entegrasyon Güçlükleri From Urban Dwellers to Rural Residents: Housing, Employment, and Integration Challenges of Urban-to-Rural Migrants Rüya Erkan Öcek, Tolga Ýslamdoi: 10.14744/planlama.2025.26032 Sayfalar 482 - 495 Bu derleme makalesi, kentten kýra göç olgusunu, özellikle kent merkezlerinden kýrsal alanlara taþýnan bireylerin göç sonrasý deneyimlerine odaklanarak incelemektedir. Sistematik bir literatür taramasý metodolojisinin benimsendiði bu çalýþmada, Scopus ve Web of Science veri tabanlarýndan seçilen 154 hakemli makale analiz edilerek; yaþam tarzý göçmenleri, tersine göç edenler, emeklilik göçmenleri, refah göçmenleri, ikinci ev sahipleri, yeni köylüler ve kýrsal soylulaþtýrýcýlar gibi farklý göçmen türlerine iliþkin bulgular sentezlenmiþtir. Göç sonrasý deneyimlerin iki temel boyutu analiz edilmiþtir: (i) konut ve istihdam zorluklarý ve (ii) ilk uyum süreçleri ve ortaya çýkan gündelik yaþam deneyimi örüntüleri. Bulgular, göçmenlerin konut ve istihdam saðlamak için kullandýklarý çeþitli stratejileri, kýrsal ortamlara uyum saðlamada karþýlaþtýklarý zorluklarý ve yeni gündelik yaþamlarýný nasýl kurduklarýný vurgulamaktadýr. Bu derleme, çeþitli göçmen deneyimlerini inceleyerek, kentten kýra göçün çok yönlü doðasýna dair kapsamlý bir anlayýþ saðlamayý, kýrsal göç literatürüne katkýda bulunmayý ve kýrsal kalkýnma ve göç çalýþmalarýnda yer alan politika yapýcýlar, araþtýrmacýlar ve uygulayýcýlar için önemli iç görüler sunmayý amaçlamaktadýr. |
| GÖRÜÞ YAZISI | |
| 10. | Þehir Planlamayý Direniþ Üzerinden Yeniden Düþünmek Rethinking Planning through Resistance Tuba Ýnal Cekicdoi: 10.14744/planlama.2025.83436 Sayfalar 496 - 501 Makale Özeti | |
| DEÐERLENDIRME | |
| 11. | Akademik Makale Yazýmý Üzerine Editöryal Notlar Editorial Notes on Writing Academic Articles Tuba Ýnal Çekiç, Kumru Çýlgýn, Ýdil Akyol Koçhandoi: 10.14744/planlama.2025.31549 Sayfalar 502 - 504 Makale Özeti | |
| DIÐER | |
| 12. | Hakem Listesi Reviewers List Sayfa 505 Makale Özeti | |