| GÖRÜŞ YAZISI | |
| 1. | Planlama Öğrencilerine Zihinsel Egzersizler - Bir Davet Intellectual Exercises for Students of Planning - An Invitation Gökhan Hüseyin Erkandoi: 10.14744/planlama.2018.43255 Sayfalar 1 - 5 Makale Özeti | |
| DERLEME | |
| 2. | Kent Planlama ve Kentsel Altyapı İlişkisinin Evrimi Evolution of the Relationship between Urban Planning and Urban Infrastructure Savaş Zafer Şahindoi: 10.14744/planlama.2018.75547 Sayfalar 6 - 11 İklim değişikliği ve ekolojik bozulmanın sebep olduğu felaketler karşısında kentlerin geleceği kent planlaması ile kentsel altyapı arasındaki hassas denge ile doğrudan ilişkili hale gelmiştir. Kentlerdeki risklerin yönetilmesi, mevcut altyapının kapasitesinin yönetimi ve iklim değişikliği karşısında uyumlaştırılması için kent planlama ve kentsel altyapı arasındaki ilişkinin yeniden ele alındığı bütünleşik sürdürülebilir kent planlama ve yönetimi yaklaşımları uzun bir süredir tartışılmaktadır. Özellikle son otuz yıldır, dünyanın farklı ülkelerinde çeşitli sebeplerle kent planlaması ile kentsel altyapı yatırımlarının ayrışan bir çizgi izlediği görülmektedir. Neoliberal politikaların etkisi altında kentsel projelerle kent planlama süreci kentsel rantın yeniden dağıtıldığı bir mekanizmaya dönüştürülürken, kentsel altyapı yatırımları da yer yer bu dönüşümün etkilerini siyasi açıdan meşrulaştıracak mega projeler olarak topluma sunulmaktadır. Bu kopuş kaynakların verimli ve etkin kullanılamamasına, kentsel ekosistemin olumsuz etkilenmesine ve kentsel gündelik yaşamın kırılganlaşmasına ve kesintiye uğramasına sebep olmaktadır. Planlama ile altyapıyı yeniden bir arada ele alacak bir çerçevenin geliştirilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç halini almıştır. |
| ARAŞTIRMA MAKALESI | |
| 3. | Türk Otomotiv Endüstrisinde Dayanıklılık, Perçin Etkisi ve Üretim Zincirlerinin Değişen Coğrafyası Resilience, the Rivet Effect, and the Changing Geography of Production Chains in the Turkish Automotive Industry Yiğit Evren, Adem Sakaryadoi: 10.14744/planlama.2017.36035 Sayfalar 12 - 21 Bu yazıda, perçin etkisi kavramı üzerinden Türk otomotiv yan sanayisinin dayanıklılığına ilişkin niceliksel ve mekânsal bir okuma yapılıyor. Yazıda sektörün dayanıklılığı ikincil veriler üzerinden yan sanayi firmalarının birincil tedarik ağı içinde kalabilme becerileri bağlamında ele alınıyor. Çalışmamızın ampirik çerçevesini Türk ekonomisinin motoru olarak kabul edilen Marmara Bölgesi’ndeki dört otomotiv odağı (Bursa, İstanbul, Kocaeli, Sakarya) oluşturuyor. Yaptığımız analizler perçin hipotezinin bu bölgedeki mekânsal etkilerinin homojen olmadığını gösteriyor. Ekonomik coğrafya ve bölge planlama perspektifinden değerlendirdiğimizde bu dört odağın birbirinden, üretim organizasyonu, büyüklük ve tarihsel gelişim süreçleri bakımlarından olduğu kadar, ana- yan sanayi bağlantılarının yoğunluk ve mekânsal tercihleri bakımından da farklılaştığını ve her odağın kendi yapısal özellikleri ve gelişme yörüngeleri doğrultusunda perçin ekonomilerine farklı tepkiler verdiğini söyleyebiliriz. |
| 4. | Bölgesel Gelişmişlik Düzeyinin Belirlenmesine İlişkin Veri Seti Sorunsalı: Eleştiri ve Öneriler Data Set for the Determination of Regional Development Level: Criticism and Recommendations Sinem Dedeoğlu Özkan, Dilek Beyazlıdoi: 10.14744/planlama.2018.42104 Sayfalar 22 - 39 Sosyal ve ekonomik olanaksızlıklar ve farklılıklar ülkeler arasında olduğu gibi bölgeler hatta iller arasında dengesiz gelişmeye sebep olmaktadır. Bu farklılıklarının giderilmesine yönelik uygun politikaların oluşturulması için öncelikle bölgesel gelişmişlik düzeyinin il/bölge ya da alt bölge ölçeğinde doğru belirlenmesi ve nedenlerinin tartışılması gerekir. Ülkemiz için, farklı düzeydeki istatistiki bölgeler için gelişmişliği tartışabilmek/karşılaştırabilmeyi sağlayabilmek için günün toplumsal, ekonomik ve teknolojik gelişimlerini/değişimlerini göz önüne alan gelişmişliği en iyi ifade eden yeni bir veri seti önerisinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Bu amaca ilişkin olarak, ülkemizde 1980’den bugüne yapılan tüm gelişmişlik düzeyi çalışmalarında kullanılan değişkenlere yönelik çalışma kapsamında önerilen 3S (sıralama, sınıflama, seçme) yaklaşımı sistematik bir değerlendirme sağlamıştır. Böylelikle, bölgesel gelişmişlik düzeyi çalışmalarında kullanılabilecek değişkenler, nedenleri ile belirlenerek üzerinde uzlaşılmış bir veri seti oluşturulması öngörülmüştür. Periyodik, karşılaştırmaya olanak veren bulgularla bölgelerin farklılıkları ve benzerliklerinin ortaya konulması, gerçekçi sıralama ve sınıflamalarının yapılması, sonuçta düzey farklılıklarını azaltacak bölgesel politikaların oluşturulması beklenmektedir. |
| 5. | Kültürel Peyzajların Tarihsel Süreç İçerisindeki Değişimlerinin Tespiti: Bursa İznik Örneği Detection of Cultural Landscape Changes in the Historical Process: The Case of Bursa İznik Seher Demet Kap Yücel, Esra Saltdoi: 10.14744/planlama.2018.46220 Sayfalar 40 - 55 Günümüzde kültürel peyzajlar hızlı ve radikal değişimler geçirmektedirler. Bu değişimler kültürel peyzajların korunması ve yönetilmesi bağlamında değişimi anlama ve tanımlama konusunu gündeme getirmiştir. Bu kapsamda değişimin tespiti üzerine farklı bakış açılarına sahip birçok araştırma bulunmaktadır. Bu çalışmada ise niceliksel bir yöntem olan tarihi peyzaj değerledirmesi ve niteliksel bir yöntem olan rehberli gezi birlikte, Bursa’nın İznik ilçesinde uygulanmıştır. Bu amaçla tarihi peyzaj değerlendirmesi kapsamında, alana ait 1943,1953,1963,1973,1997,2011,2016 hava fotoğrafları ve 1839 yılına ait harita sayısallaştırılmıştır. Buna ek olarak rehberli gezi yöntemi kapsamında saha çalışmasında 28 adet rehberli gezi yapılmıştır. Özellikle Unesco’nun 2012 yılında yapmış olduğu güncel tarihi kentsel peyzaj tanımı kapsamında, her iki yöntem çalışma alanında uygulanmış ve elde edilen bulgular, üç başlıkta toplanmıştır. Bunlar doğal çevredeki değişimler, somut kültürel mirastaki değişimler ve somut olmayan kültürel mirastaki değişimlerdir. Her bir başlıktaki değişim süreçleri neden sonuç ilişkisi içinde net olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, İznik kentinin sahip olduğu kültürel peyzaj değerlerinin zaman içinde değiştiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda kültürel peyzajların sürdürülebilirliği sağlanmasında farklı yöntemlerin birlikte kullanılmasının pozitif etkisi belirlenmiştir. |
| 6. | Kentsel Dönüşüm ve Yerel Siyasetin Değişen Dinamikleri: 2009 ve 2014 İzmir Yerel Seçim Sonuçları Bağlamında Bir Araştırma Urban Transformation and Changing Dynamics of Local Politics: Analyzing the Results of the 2009 and 2014 Local Elections in Izmir Ali Kemal Çınar, Mehmet Penpecioğludoi: 10.14744/planlama.2017.92485 Sayfalar 56 - 75 Türkiye’de kentsel dönüşüm üzerine gerçekleştirilmiş çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Ancak, kentsel dönüşümün yerel siyaset ile ilişkisi daha fazla araştırma yapılması gereken bir çalışma alanıdır. Bunun için öncelikle kentsel dönüşümü değişen kentsel siyasi coğrafya ile ilişkili biçimde ele almak; dönüşüm alanlarında yerel seçim sonuçlarının değişimine odaklanmak gerekmektedir. Makale kapsamında gerçekleştirdiğimiz araştırma, bu yönde atılmış sınırlı bir ilk adımdır. Çalışma, kentsel dönüşüm odaklı politikaların yerel siyasetin dinamiklerini değiştirmekte olduğu tespitinden yola çıkmaktadır. Bu değişen dinamikleri araştırmanın ilk adımı, farklı siyasi partilerin kentsel dönüşüme ilişkin politikalarının ve uygulamalarının yerel seçim sonuçlarına etkisini sorgulamaktır. Böylesi bir araştırma için en iyi örneklerden biri, merkezi yönetimin ve yerel yönetimin farklı siyasi partilerde olduğu İzmir kentidir. İzmir, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi aracılığıyla, AKP ve CHP tarafından yürütülmekte olan kentsel dönüşüm uygulamalarının yoğunlaştığı bir örnektir. Makale kapsamında, İzmir’de 2009 ve 2014 yerel seçim sonuçlarını temel alan bir araştırma gerçekleştirilmiştir. İzmir’in ilçe ve mahalle düzeyinde siyasi coğrafyasındaki süreklilikler ve değişimler ortaya konmuş; özellikle kentsel dönüşüme konu olan mahallelere odaklanılmıştır. Makalemiz birbiriyle ilişkili önemli bulguları ortaya koymaktadır. İlk bulgu, hem merkez kentte hem de bu merkezin çeperinde yer alan ilçelerde yerel seçimlerde CHP’nin oy kaybı ile AKP’nin oy kazancını çarpıcı bir şekilde göstermektedir. İkinci bulgumuz, “kentsel dönüşüm alanı” ilan edilen mahallelerin önemli bir bölümünde yerel seçim sonuçları itibariyle CHP’nin oy kaybındaki ve AKP’nin oy kazancındaki eş zamanlılığa dikkat çekmektedir. Üçüncü bulgu, kentsel dönüşüm alanı ilanı iki farklı yasal dayanağa göre (6306 ve 5393/73 sayılı yasalar) yapılsa dahi; sonuç olarak bu alanların önemli bir bölümünde, AKP’nin oy oranları artarken CHP’nin oy oranları azalmaktadır. Makalemiz, kentsel dönüşüm alanı ilan edilen mahallelerde tespit edilen çarpıcı yerel siyasal değişimlerin altını çizmekte ve bunların derinlemesine araştırılmasına yönelik olarak çözümleyici bir çerçeve öne sürmektedir. |
| 7. | Kent Hakkının Maddi Olmayan Boyutları: Kentsel Dönüşüm Sürecindeki İstanbul Derbent Mahallesi Örneği Immaterial Dimensions of the Right to the City: The Case of Istanbul’s Derbent Neighborhood in the Urban Transformation Process Gizem Aksümer, Hakan Yüceldoi: 10.14744/planlama.2018.55264 Sayfalar 76 - 89 Bu makalenin temel amacı, kent hakkı kavramını kentsel dönüşüm tehdidi altındaki bir gecekondu mahallesi üzerinden tartışmaktır. Makale, temel olarak kavramın materyal olmayan, ampirik boyutlarının altını çizmektedir. Bu bağlam içinde makalenin teorik kısmında Lefebvre’in ortaya attığı, bireyin istediği yerde yaşama ve kendi geleceğine karar verme hakkı olarak da anlaşılabilecek kent hakkı kavramı tartışılacaktır. Bu noktadan hareketle, kentsel dönüşüm tehdidini deneyimleyen İstanbul Derbent mahallesinde bir araştırma yapılmıştır. Bundaki amacımız, gecekondu mahallesindeki insanların nasıl yaşadıklarını ve gelecekte nasıl yaşamak istediklerini araştırmaktı. Buna ek olarak bu makale, mevcut kentsel dönüşüm ihtimalinin mahalledekilerin taleplerinin aksi yönde işlediğini göstermeyi amaçlamaktadır. Dolayısıyla makale iki temel izleğe sahiptir. Öncelikle, Derbent mahallesinde yaşayanların nasıl bir hayat tarzına sahip olduğu anlaşılmaya çalışılacak, ikinci olarak mahalle sakinlerin gelecekte nasıl bir mahalle hayal ettikleri aktarılacaktır. Bulgular, mahalle sakinlerinin çok güçlü bir mekansal aidiyet hissine sahip olduklarını göstermektedir. Saha araştırması tespitlerimize göre Mahalle sakinleri mekâna ve komşularına duygusal bağlılık içindeler. Biz de bu makalede, mekâna bağlılığın bu duygusal boyutlarının kent hakkının çok önemli birer parçası olduğunu tartışmaya açıyoruz. |